MİDE KANSERİNDE FAST-TRACK CERRAHİ PROTOKÜMÜZ

Fast-Track cerrahi diğer adıyla ERAS ( Enhanced Recovery After Surgery) protokolü elektif cerrahi yapılan hastalar için uygulanan ve kanıta dayalı bir yaklaşım biçimidir. Mide kanseri cerrahisi büyük bir cerrahidir. Bu protokolle komplikasyonların azalabileceği, iyileşmenin hızlanabileceği ve erken taburcu olma imkanın artacağı bizim ameliyatlarımızda da saptanmıştır. Bu protokolü şöylece özetleyebilirim.

Ameliyat öncesi sigara ve alkol kullanımı ;  hastalara ameliyattan önce sigaranın bıraktırılması, ameliyat sonrasındaki akciğer fonksiyonları üzerinde olumlu etki sağlamaktadır. Aynı şekilde alkol alımın durudurulması da olumlu etki yapmaktadır.

Ameliyat öncesi barsak hazırlığı; Kolorektal cerrahi de bile barsak temizliği yapmanın bir faydası görülmemiştir. Mide kanseri ameliyatında da biz barsak temizliği önermemekteyiz

Ameliyat öncesi açlık; yapılan çalışmalarda hastaların ameliyat öncesi 8-10 saat aç bırakılmasının gereksiz olduğu ispatlanmıştır. Ameliyattan 2-3 saat öncesine kadar berrak sıvı gıda alımına izin verilmektedir. Ancak biz mide kanserli hastalarda mide boşalım güçlüğü ve midede tümörün yükü açısından en az 6 saatlik açlık olmasını istemekteyiz. Ayrıca anestezi bitip ameliyat başlayınca mideye nazogastrik tüp koymakta ve mideyi iyice boşaltmaktayız. Ancak  ameliyat biterken nazogastrik tüpü çıkarıyoruz.  Ameliyattan çıkan hastanın burnunda nazogastik varlığı, hastayı aşırı rahatsız etmekte, solunum fonksiyonlarını bozmakta ve iyileşmeyi geciktirmektedir.

Tromboembolik profilaksi; mide kanseri ameliyatları, hem kanser ameliyatı olması hem de majör bir cerrahi olması nedeniyle tromboemboli profilaksisi şarttır. Biz hastalarımıza tromboembolik çorap giydirmek, profilaktik düşük moleküllü heparin vererek ve ameliyattan sonra erken ayağa kaldırarak ve yürüterek koruyuculuk yapmaktayız. Tromboz oluşumunun cerrahi komplikasyonları arttırmak ve hatta ani ölümlere yol açmak gibi tehlikeleri sonuçları vardır. Bu nedenle mutlaka profilaksi yapılmalıdır.

Antibiyotik profilaksi; mide kanseri ameliyatlarında antibiyotik profilaksisi yapmak gerekir. Normalde midede bakteri genellikle çoğalmazken kanserli midede bakteri birikimi olabilmektedir. Bu nedenle profilaksi yapılması önerilmektedir. Profila verilmesine ktik antibiyotik cilt kesisinden ortalama 30 dakika önce başlanmalıdır. Ameliyat 3 saati aşarsa ki genellikle aşar antibiyotik dozu tekrarlanmalıdır.

Postoperatif analjezi; Ameliyattan sonra hastaların ağrı duyması solunum fonksiyonlarıı bozmakta, hastanın mobilize olmasını engellemekte ve yara iyileşmesini geciktirmektedir. Bu nedenle hastaların ağrı hissetmesi engellenmelidir. Gerekirse epidural kateter takılarak hastanın eline bir düğme verilerek ağrı hissettiğinde düğmeye basarak kendi ağrısını azaltması sağlanabilir. Antienflamatuvar ilaçlar opioidler veya adiğer non narkotik analjezikler hastanın gereksinmesine göre kullanılmalıdır. Hastaların ayrıca ameliyat sonrası bulantı-kusması önlenmelidir.

Hipotermi; hastalar hipotermiden yani soğuğa maruz kalmaktan korunmalıdır. Hastalar genellikle ameliyathanede ve ameliyattan sonraki ilk bir kaç saat boyunca aşırı üşümektedirler. Isıtıcı veya battaniyeler kullanılarak hastaların üşümesi engellenmelidir.

Perioperatif sıvı rejimi, mobilizasyon ve beslenme; hastaların ameliyat öncesi, ameliyat sırasında ve ameliyattan sonra sıvı elektrolit dengeleri korunmalı ve uygun sıvılar verilmelidir.  Hastalar anestezi etkisinden çıkar çıkmaz erken dönemde mobilize edilmelidir ve mümkün olduğu kadar erken beslenmeye geçilmelidir. Biz mide kanseri hastalarımızı ameliyatın bitiminden 6 saat sonra ayağa kaldırmakta, erken akciğer egzersizlerine başlamakta ve ameliyatın ertesi günü sıvı gıdalara başlıyoruz. Bu konuda her merkezin tutumu farklı olbilir. Hastalar mümkün olan erken dönemde taburcu edilmelidir.